6 Haziran 2026 tarihinde, Slovenya’da gerçekleştirilen genel seçimler öncesinde Başbakan Janez Jansa’nın “Black Cube” isimli İsrailli istihbarat şirketiyle işbirliği yaptığı yönündeki iddialar dikkat çekti. Jansa’nın yeni hükümetinin kurulmasıyla birlikte, Gazze’de yaşanan soykırım suçlarına karşı sergilediği “ılımlı” tutum eleştiriliyor. Ülkenin ulusal medyası, Jansa’nın başbakanlık görevini üstlenmesiyle birlikte hükümet binası önündeki Filistin bayrağının indirilmesini duyurdu. Cumhurbaşkanı Nataša Pirc Musar, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, Filistin bayrağının Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın cephesine asıldığını bildirdi. Musar, bayrağın bir hafta boyunca dışarıda kalacağını ve daha sonra iç mekanda sergileneceğini belirtti. Musar, “Filistinlilere yönelik soykırım hâlâ devam ediyor, Gazze ve Batı Şeria’daki insanlar barış ve insan onuruna yaraşır koşullarda yaşamıyor,” diyerek bayrağın anlamını vurguladı.
Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na astığı bayrağın, tüm dünyada uluslararası insani hukukun ve insan haklarının ihlalinin bir sembolü olduğunu ifade eden Musar, “Bu bayrak, yalnızca Filistin’de değil, başka yerlerde de yaşanan insanlık suçlarının bir hatırlatıcısıdır,” dedi.
Seçim öncesinde “Black Cube” adlı istihbarat şirketinin Slovenya’daki siyasi süreçte etkili olduğuna dair iddialar gündeme gelmişti. Mladina dergisi, bu şirketin yetkililerinin başkent Ljubljana’yı üç kez ziyaret ederek muhalefetteki Slovenya Demokrat Partisi (SDS) Genel Başkanı Jansa ile görüştüğünü öne sürdü. Dergi, “casusların” kendilerini sahte kimliklerle tanıttığını ve bazı siyasi görüşmeleri kayıt altına aldığını iddia etti. Eski Başbakan Robert Golob, bu iddialar üzerine Avrupa Birliği’nden yabancı müdahalelerin soruşturulmasını talep etti. Jansa, “Black Cube” ismini daha önce duymadığını belirterek iddiaları reddetti. Golob liderliğindeki önceki hükümet, 2024 yılında Filistin Devleti’ni resmen tanımış, İsrail’den askeri teçhizat ihracatı, ithalatı ve transit geçişleri yasaklamıştı. Jansa ise tanıma kararının uzun vadede ülkeye zarar vereceğini söyleyerek bir referandum talep ettiklerini açıkladı.