Küresel piyasalarda büyük bir merakla beklenen Donald Trump ve Şi Cinping zirvesi öncesinde, iki ülkenin stratejik olmayan sektörlerde ticareti canlandırmak üzere 30 milyar dolarlık bir mekanizma üzerinde anlaşmaya yaklaştığı iddia ediliyor. Ticaret savaşlarının gidişatını değiştirebilecek bu hamle, analistlerin dikkatini çekiyor.
**Ticaret Modeli: “Board of Trade”**
ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer’in Mart ayında tanıttığı “Board of Trade” adı verilen mekanizma, bu hafta yapılacak zirvede ana gündem maddelerinden biri haline gelecek. Bu yeni ticaret modeli ile birlikte ABD yönetiminin, Çin’in mevcut ekonomik sistemini köklü bir değişikliğe zorlamaktan vazgeçtiği belirtiliyor. Greer, “Çin’in ekonomik yönetim tarzını değiştirmesini istemiyoruz. İki sistem arasında daha dengeli bir ticaret yolu bulabiliriz” ifadelerini kullandı.
**Enerji ve Tarımda Yeni Fırsatlar**
Görüşmelerin bir diğer önemli boyutu ise ABD’nin Çin pazarına yönelik enerji ve tarım ihracatını artırma hedefi. Bu kapsamda, Pekin’in Amerika’dan ithal ettiği petrol, kömür ve sıvılaştırılmış doğal gaz gibi stratejik ürünlere uyguladığı ek vergileri azaltması planlanıyor. Washington tarafı ise ayakkabı, tüketici elektroniği ve bazı sanayi ürünleri için yeni gümrük muafiyetleri sunmayı değerlendirmekte.
**Yatırımda Yeni Adımlar**
Zirvede, “Board of Investment” adı verilen yatırım odaklı bir mekanizmanın da müzakere edilmesi bekleniyor. Ancak ABD’deki otomotiv, teknoloji ve çelik sektörleri, Çin kaynaklı yatırımların yerli üretimi olumsuz etkileyebileceği konusunda Trump yönetimini uyarıyor. Bu gümrük indirimlerinin, iki büyük ekonomi arasında tam bir normalleşme değil, “kontrollü ticaret” dönemi başlatacağı öngörülüyor.
**Küresel Ekonomiye Etkisi Büyük Olabilir**
Uzmanlar, oluşabilecek bir anlaşmanın sadece ABD ve Çin’i değil, dünya ekonomisini de olumlu yönde etkileyeceğini savunuyor. Gümrük tarifelerinin esnetilmesi, maliyetleri düşürerek küresel enflasyon üzerinde olumlu bir etki yaratabilirken, teknoloji, yarı iletkenler ve savunma gibi güvenlik hassasiyeti taşıyan alanlardaki kısıtlamaların mevcut sertliğini koruması bekleniyor.
Bu gelişmeler, uluslararası ticaretin seyrini etkileyerek, piyasalarda önemli dalgalanmalara yol açabilir.